TÜRKIYE'DE SPORUNUN GELİŞMESİ
Türk sporu uluslararası başarı açısından sıkıntılı dönemler geçiriyor. Uluslararası arenada saman alevi misali de olsa çıkış yapıyoruz derken ; sonrasında yine başa dönüyoruz. Türk sporunda irtifa kaybı veya dibe vurma söz konusu olamaz. Çünkü yükselişe geçemediğimiz için düşüş mümkün değil. Başarılı olduğumuz yıllarda, başarısız olduğumuz yıllara göre bir çaba içinde olmadık. Başarılarımız ya yakalanan bir hava, ya bireysel çabalar yada şans yardımıyla gelen tesadüfi başarılardı. Ne mütemadiyen yükselen bir grafik, ne de standart bir çizgi yakalayabildik.
Kendimizle yüzleşme zamanımız geldi de geçiyor. Türk Sporunun bu aşamadan daha da geriye gideceğini düşünemiyorum. Sporda başarı kimilerine göre soyut kimilerine göre ise göreceli bir kavram olarak gelebilir. Bu yorumları yapan insanlar ya halkı cahil yerine koyuyor ya da akıl tutulması yaşıyorlar.
Sporda başarı % 100 somuttur. Çünkü sporsal başarı 1.lik kupası, 2.lik madalyası gibi fiziken hacim kaplayan bir ögedir. Yani başarının elle tutulup gözle görülen bir temsili cismi vardır.
Türk Sporunun gelişmesi için seçilen ve görevlendirilen insanların bir an önce harekete geçmeleri gerekir. Sporsal başarıyı yakalamış ülkelerin sistemleri kopya edilebilir; Yeni sistemler geliştirilebilir. Ama bu güzel ülke ve potansiyel yetenek olduğunu düşündüğüm gençlerimiz, daha fazla sistemsizliğin sistem olarak uygulanan işleyişe mahkum edilmemelidir.
Türkiye'de sporunun gelişimi adına yapılması gerekenleri, detaya girmeden anlatmak isterim.
Türk sporu uluslararası başarı açısından sıkıntılı dönemler geçiriyor. Uluslararası arenada saman alevi misali de olsa çıkış yapıyoruz derken ; sonrasında yine başa dönüyoruz. Türk sporunda irtifa kaybı veya dibe vurma söz konusu olamaz. Çünkü yükselişe geçemediğimiz için düşüş mümkün değil. Başarılı olduğumuz yıllarda, başarısız olduğumuz yıllara göre bir çaba içinde olmadık. Başarılarımız ya yakalanan bir hava, ya bireysel çabalar yada şans yardımıyla gelen tesadüfi başarılardı. Ne mütemadiyen yükselen bir grafik, ne de standart bir çizgi yakalayabildik.
Kendimizle yüzleşme zamanımız geldi de geçiyor. Türk Sporunun bu aşamadan daha da geriye gideceğini düşünemiyorum. Sporda başarı kimilerine göre soyut kimilerine göre ise göreceli bir kavram olarak gelebilir. Bu yorumları yapan insanlar ya halkı cahil yerine koyuyor ya da akıl tutulması yaşıyorlar.
Sporda başarı % 100 somuttur. Çünkü sporsal başarı 1.lik kupası, 2.lik madalyası gibi fiziken hacim kaplayan bir ögedir. Yani başarının elle tutulup gözle görülen bir temsili cismi vardır.
Türk Sporunun gelişmesi için seçilen ve görevlendirilen insanların bir an önce harekete geçmeleri gerekir. Sporsal başarıyı yakalamış ülkelerin sistemleri kopya edilebilir; Yeni sistemler geliştirilebilir. Ama bu güzel ülke ve potansiyel yetenek olduğunu düşündüğüm gençlerimiz, daha fazla sistemsizliğin sistem olarak uygulanan işleyişe mahkum edilmemelidir.
Türkiye'de sporunun gelişimi adına yapılması gerekenleri, detaya girmeden anlatmak isterim.
1) Ilkokullarda beden eğitimi derslerine branş öğretmenleri girmelidir. İngilizce, din kültürü ve müzik gibi derslere branş öğretmenleri giriyor. Çünkü beden eğitimi dersi eşittir boş ders algısı var.
2) Beden eğitimi dersleri haftada en az 4 ders olmalı. Fiziksel aktivitenin ve egzersizin beyin gelişimine olan etkilerini bilmekteyiz.
3) Ilkokullarda yetenek seçimi taramaları yapılmalıdır.
4) Her okula spor salonu yapılmalı, pek çok branşın uygulaması için, sportif malzemeler temin edilmeli. Öğrencilerin gelişim raporları tutulmalı.
5) Dernekler kanunundan bağımsız olarak, Okul Spor kulüpleri kurulmalı. Hatta yerel okul Spor kulüpleri federasyonu kurulmalı. Bu kulüp ve yerel federasyonlar, ülke federasyonlarına bağlı olmalı. Federasyonlarda bu okul kulüplerinin delegeleri olmalı. Spor bakanlığı da bu yapıları denetlemeli.
6) Spor liseleri gibi spor ortaokulları açılmalıdır. Sporcu öğrencilere liselere girişte ek puan avantajı sağlanmalıdır.
7) Başarılı öğrenci sporculara okul yönetiminin veya federasyonun maddi teşviki olmalı. Ve bu teşvikler belirgin ve standart olmalı. Öğrenci sporcular gibi öğrenenler de ödüllendirilmeli.
8) Öğrenci sporculara bir başarı kriteri getirilmelidir. Okul devamsızlığı öğrenci sporcuların gelişimini engellememelidir.
9) ilk ve orta dereceli okullarda beden eğitimi öğretmenlerinin yanında branş antrenörlerinin de atanması gerekmektedir. Özellikle atletizm ve jimnastik antrenörlerinin.
10) Üniversitelerin riyakat esas alınarak, gelişime açık, donanımlı ve rüşdünü ispat etmiş akademisyenlerce kadrolaşması gerekmektedir.
11) B.E.S.Y.O. larda bilimsel yetenek seçimi kılavuzu hazırlanmalı ve zorunlu ders haline getirilip antrenör adaylarına okutulmalıdır. Hatta yetenek seçiminin yan dal veya seçmeli uzmanlık dalı haline getirilmesi gerekmektedir.
12) Yurt dışından başarılı akademisyenler, antrenörler getirtilip, antrenör ve spor adamlarımıza egitim seminerleri verilmesi sağlanmalıdır.
13) Antrenörlüğünün ek iş olarak yapılmaması gerekmektedir. Antrenörlüğün bir hobi değil bir meslek olarak görülmesi gerekmektedir. Antrenörlerin ücretleri kat'iyen gözden geçirilmelidir.
14) Beden eğitimi derslerinin müfredatının değişmesi gerekmektedir.
15) Spor kulüplerinin sayıları acilen arttırılmalı. Bölgesel lig yapılanmasına gidilmelidir. Yöresel müsabakalar arttırılıp sporunun her il ve ilçeye girişi teşvik edilmelidir. Katılımlar arttırılmalı ve daha çok sporcu adayına ulaşılması gerekmektedir.
14) Beden eğitimi derslerinin müfredatının değişmesi gerekmektedir.
15) Spor kulüplerinin sayıları acilen arttırılmalı. Bölgesel lig yapılanmasına gidilmelidir. Yöresel müsabakalar arttırılıp sporunun her il ve ilçeye girişi teşvik edilmelidir. Katılımlar arttırılmalı ve daha çok sporcu adayına ulaşılması gerekmektedir.
16) Tarım, tıp, endüstri, eğitim alanlarında düşünüldüğü gibi, spor için pilot bölge uygulamasına geçilmelidir. Kamp eğitim merkezleri, sporcu sağlığı araştırma merkezleri, laboratuvar deney merkezleri, profesyonel sporcu performans ölçme ve değerlendirme merkezleri, genetik araştırma (DNA profilleri) merkezleri gibi, daha birçok merkezler ve birimler kurulmalıdır.
17) Sporun özelden genele yayılması sağlanmalıdır. Büyük-küçük demeden herkese spor sevgisi aşılanmalıdır. Böylelikle küçük çocukların önlerinde, rol model alacağı ebeveynler oluşturulmuş olacaktır.
18) Spora devletin ve özel sektörün desteği artmalıdır. İnsanların danışarak (antrenör) ücretsiz spor yapabileceği tesisler yapılmalıdır.
19) Aileler spor eğitiminin bir parçası olmalıdır. Kesinlikle bilinçlendirilmeli. Ailelere, sporun para ve statü kazandıran bir meslek olduğu fikri anlatılmalıdır.
Çocuk Gelişimi ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa ÖZBİLİR
Kaynak: Vakıf Rize Dergisi ( Rize kültür ve sosyal yardımlaşma vakfı yayınıdır.) 2012
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder