Özel Gereksinimli Çocuklar ve Oyun
Çocuk + Oyun = Kazanımlar
Çocuğun yaşamında önemli bir yeri olan oyun, insanın gelişimi için de yaşamsal bir önem taşır. Oyun,çocuğu real hayata hazırlayıcı en önemli araçtır. Çocuk hayatla alakalı ilk tecrübelerini oyun vasıtasıyla öğrenir. Oyun esnasında çeşitli roller üstlenerek evreni duyularıyla algılamaya başlar. Yetişkinlikte üstleneceği rollere oyun sayesinde hazırlanır.
Oyun sırasında çocuk, çevresi ile uzlaşmayı, sosyal yaşama uyum sağlamayı, kendi hakkını savunmayı, başkalarının haklarına saygı göstermeyi, iş birliğini, uzlaşmayı ve paylaşmayı öğrenir. Çocuk, sözel olarak ifade edemediği kırgınlık, kızgınlık, öfke, kaygı, korku, sevgi, mutluluk, haz alma gibi duyguları oyun oynarken ortaya koyar. Duygu ve düşüncelerini çevresindekilere yansıtır. Böylelikle çocuğun iç dünyası açığa çıkar. Çocuk duygularını dışa vurum sayesinde rahatlar.
Oyun Hangi Gelişim Alanlarını Etkiler
Oyun çocuğun bütün gelişim alanlarını pozitif etkiler. Bu cümleyi birde tırnak içinde yazmak istiyorum: ‘’Oyun çocuğun bütün gelişim alanlarını pozitif etkiler’’. Oyun, çocuğun karakterini, bedenini, yeteneklerini ve yetersizliklerini keşfetmesi açısından da önemlidir. Oyun sırasında çocuk deneyerek birçok beceriyi kendiliğinden öğrenir. Çocuk oyun vasıtasıyla konuşmayı, fikirlerini aktarmayı, soru sormayı, yeni beceriler ve yeni bilgiler edinmeyi, nesneleri tanımayı, isimlendirmeyi, oyun materyallerinin işlevine uygun şekilde kullanmasını öğrenir. Oyun bir eğitim aracı olarak kullanılmalıdır. Çünkü duygu kullanır, dokunur, işitir, koklar, hisseder ve görür. Doğal bir öğrenme aracı olan oyun, öğrenmeyi kolay öğrenileni ise daha kalıcı kılar. Oyunlar gelişime etkileri açısından farklılık göstermelidir. Bu farklılıkları kısaca beş başlık altında toplayabiliriz.
Fiziksel ve Motor Gelişimi Geliştiren Oyunların Faydaları
Oyun esnasında çocuğun bedeni devamlı hareket halindedir. Yürüme, koşma, atlama, zıplama, sürünme, emekleme, itme, taşıma, tırmanma v.s. gibi hareketleri içerir. Bu hareketleri yaparken kuvveti ve motor becerileri gelişir. Organizmanın sindirim, dolaşım, solunum, boşaltım sistemleri düzenli olarak çalışır. Çocuk akranlarıyla devamlı yarış içinde olması sebebiyle, zorlandığı becerilerde mukavemeti gelişir. Oyun oynarken ter bezleri aktif durumda olur. Bu da vücudun ısı dengesini korur, vücudundaki üre, ürik asit, tuz ve diğer zararlı toksinler vücuttan atılır, Böylelikle vücutta bu görevi yapan karaciğer ve böbreğin çalışma yükü azaltılmış olur. Dinamik oyunlarda denge, koordinasyon, esneklik, reaksiyon zamanı, sürat, çeviklik, güç, kaba motor becerileri gelişir. Oyun hamuru, kesme, katlama, yapıştırma, kalem fırça kullanma, ip bağlama - çözme, boncuk dizme v.s. gibi statik oyunlarda ise karpal ve falaks işlevselliğinin artması sebebiyle ince motor becerisi gelişir.
Bilişsel Alan ve Dil Alanını Geliştiren Oyunların Faydaları
Oyun, çocuğun çevresini tanımasının, duygu ve düşüncelerinin, hayallerinin, kendini ifade edebilmenin en kolay yoludur. Sorular sorarak yeni bilgiler elde eder. Pek çok kavramı, bilimsel deneyimleri oyunun akışı içinde öğrenir. Mantık yürütür, muhakeme yapar, neden – sonuç ilişkisi kurar, çıkan sorunlara çözüm arar, ortak dikkat, mukayese ve hızlı düşünme gibi özellikleri oldukça gelişir. Konuşma becerisi artar, dinlemeyi, sırasını beklemeyi en önemlisi sabretmeyi öğrenir. Sesleri, tonlamaları, doğaçlama yapma olanağı bulur. Drama yaparak tiyatral alanı gelişir. Cümleler uzar bu da iletişim becerisini geliştirir.
Renk, boyut, şekil, ağırlık, sayma, zaman, mekân, uzaklık, yakınlık kavramlarının yanında; soğuma, ısınma, buharlaşma gibi doğa olaylarını da öğrenir. Eşleştirme, sıralama, sınıflama, inceleme, değerlendirme ve problem çözme gibi zihinsel süreçlerin aktif faaliyetini içerir. Çocuk, arkadaşlarıyla rakip halinde olduğu için devamlı strateji geliştirir. Akıl yürütmenin fazlasıyla uygulandığı oyunlar, bilimselliğinde temelini oluşturur.
Sosyal ve Duygusal Gelişimi Geliştiren Oyunların Faydaları
Oyunlar çocuğun içinde bulunduğu fiziksel ve sosyal çevreye uyum sağlayabilmesi, sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam sürebilmesi için fevkalade önemlidir. Akademik becerilerle birlikte çocukların sosyal gelişimlerinin de çok önemli olduğundan yola çıkılarak sosyal becerilerin geliştirilmesi son derece elzem bir hal alır. Sosyal davranışın ilk öğrenildiği yerlerden biri oyun alanlarıdır. Oyun, çocuğun hayatla ve hayatın kurallarıyla karşılaştığı, yaratıcılığını ve hayal gücünü geliştirdiği, temel sosyal beceriler kazandığı önemli bir olgudur. Oyun aracılığıyla duygusal sorunlarını açıklayarak çözüm yoluna gider; ben merkeziyetçilikten kurtulur. Çocuğun her türlü davranışı ortaya çıkar. Kendine olan güveni ve saygısı artar. Sorunlarından uzaklaşır. Duygusal tepkilerini kontrol altına almayı öğrenir. Çaba harçamayı, başladığı işi bitirmeyi öğrenir. Yardımlaşma, paylaşma, ekip ruhu ve birlikte çalışmayı öğrenir. Başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğrenirken, kendi haklarını da korumayı öğrenir. Grup yönetmeyi ve grubun almış olduğu kurallara uymayı öğrenir. Fikirleriyle karşısındakileri etki altına alma gayreti içinde bulunarak liderlik özelliği gelişir. Oyun esnasında arkadaşlarıyla oluşan problemlerini kendi başına çözmeyi öğrenir. Aile dışındaki ilk çevresini yine oyun sayesinde geliştirir.
Çocuğun oyun içindeki davranışları sınırlandırılmamalı ya da engellenmemelidir. Aksi takdirde çocuk, yetişkin olduğunda özgür hareket edemez, başkalarına ihtiyaç duyan, devamlı yardım bekleyen, kararsız bir kişiliğe sahip bir birey olur. Oyunlara yeteri kadar katılmayan çocuklar yalnızlığa alışır. Yalnızlığa istinaden konuşma gereksinimi azalır ve dil gelişimi sekteye uğrar. Bu nedenle çocuğun sık sık oyun grupları içinde olması son derece önemlidir.
Problem Çözme ve Yaratıçılık Becerilerini Geliştiren Oyunların Faydaları
Süratle değişen ve gelişen evrende yenilikçi, üretici, yaratıcı bireylere ihtiyaç vardır. Yaratıcı bireylerin; kendilerine güvenen, sorunlara pratik çözümler bulabilen, bağımsız düşünebilen, empati kurabilen yeniliklere ve değişkenliklere uyum sağlayabilen kişiler oldukları varsayılır. Çocuklar bu özelliklerini ilk ve en iyi oyun ortamında kazanır. Amaç olan oyun bu evrede bir araca dönüşür. Yaratıcı fikirler oyun aracılığıyla şekillenir. Çocuk oyun sırasında kendini özgür ve arınmış hisseder; bu da yaratıcılığın olması gereken ilk kriteridir. Yaratıcılığı gelişmiş olan çocuklar için, problem çözme yeteneği oldukça basit bir vaka halini alır. Bu konuda ebeveynlere düşen görev; çocuklara olumlu rol model olmak, çocukların yaratıcılıklarını geliştirici ve problemlerini kendi başlarına çözmek için gerekli zemini hazırlamaktır.
Performans Geliştirici Oyunların Faydaları
İlk çocukluk ve oyun dönemi olan 3-6 yaş sonrası, kalıtım ve yaşam standartlarıyla ilintili olarak fiziksel farklılıklar daha belirgin olmaya başlar. Çocuğun isteği ve ebeveynlerin vesilesi ile çocuğun yaşına, cinsiyetine ve fiziksel yapısına uygun olarak antrenörler tarafından bir spor dalına yönlendirme yapılabilir. İkinci çocukluk dönemi olan 7-11 yaş sonuna kadar yapılan sportif faaliyetlerde, oyun yine ön planda tutulmalıdır. Performans artışı yükseltmek için yapılan çalışmaların oyun ile zorluk dereceleri arttırılmalıdır. Sadece antrenman olmamalıdır.
Çocuk Gelişimi ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa Özbilir
Kaynak: www.tekerleklisandalyebasketbol.com
www.sonmansethaber.com
Çocuk + Oyun = Kazanımlar
Çocuğun yaşamında önemli bir yeri olan oyun, insanın gelişimi için de yaşamsal bir önem taşır. Oyun,çocuğu real hayata hazırlayıcı en önemli araçtır. Çocuk hayatla alakalı ilk tecrübelerini oyun vasıtasıyla öğrenir. Oyun esnasında çeşitli roller üstlenerek evreni duyularıyla algılamaya başlar. Yetişkinlikte üstleneceği rollere oyun sayesinde hazırlanır.
Oyun sırasında çocuk, çevresi ile uzlaşmayı, sosyal yaşama uyum sağlamayı, kendi hakkını savunmayı, başkalarının haklarına saygı göstermeyi, iş birliğini, uzlaşmayı ve paylaşmayı öğrenir. Çocuk, sözel olarak ifade edemediği kırgınlık, kızgınlık, öfke, kaygı, korku, sevgi, mutluluk, haz alma gibi duyguları oyun oynarken ortaya koyar. Duygu ve düşüncelerini çevresindekilere yansıtır. Böylelikle çocuğun iç dünyası açığa çıkar. Çocuk duygularını dışa vurum sayesinde rahatlar.
Oyun Hangi Gelişim Alanlarını Etkiler
Oyun çocuğun bütün gelişim alanlarını pozitif etkiler. Bu cümleyi birde tırnak içinde yazmak istiyorum: ‘’Oyun çocuğun bütün gelişim alanlarını pozitif etkiler’’. Oyun, çocuğun karakterini, bedenini, yeteneklerini ve yetersizliklerini keşfetmesi açısından da önemlidir. Oyun sırasında çocuk deneyerek birçok beceriyi kendiliğinden öğrenir. Çocuk oyun vasıtasıyla konuşmayı, fikirlerini aktarmayı, soru sormayı, yeni beceriler ve yeni bilgiler edinmeyi, nesneleri tanımayı, isimlendirmeyi, oyun materyallerinin işlevine uygun şekilde kullanmasını öğrenir. Oyun bir eğitim aracı olarak kullanılmalıdır. Çünkü duygu kullanır, dokunur, işitir, koklar, hisseder ve görür. Doğal bir öğrenme aracı olan oyun, öğrenmeyi kolay öğrenileni ise daha kalıcı kılar. Oyunlar gelişime etkileri açısından farklılık göstermelidir. Bu farklılıkları kısaca beş başlık altında toplayabiliriz.
Fiziksel ve Motor Gelişimi Geliştiren Oyunların Faydaları
Oyun esnasında çocuğun bedeni devamlı hareket halindedir. Yürüme, koşma, atlama, zıplama, sürünme, emekleme, itme, taşıma, tırmanma v.s. gibi hareketleri içerir. Bu hareketleri yaparken kuvveti ve motor becerileri gelişir. Organizmanın sindirim, dolaşım, solunum, boşaltım sistemleri düzenli olarak çalışır. Çocuk akranlarıyla devamlı yarış içinde olması sebebiyle, zorlandığı becerilerde mukavemeti gelişir. Oyun oynarken ter bezleri aktif durumda olur. Bu da vücudun ısı dengesini korur, vücudundaki üre, ürik asit, tuz ve diğer zararlı toksinler vücuttan atılır, Böylelikle vücutta bu görevi yapan karaciğer ve böbreğin çalışma yükü azaltılmış olur. Dinamik oyunlarda denge, koordinasyon, esneklik, reaksiyon zamanı, sürat, çeviklik, güç, kaba motor becerileri gelişir. Oyun hamuru, kesme, katlama, yapıştırma, kalem fırça kullanma, ip bağlama - çözme, boncuk dizme v.s. gibi statik oyunlarda ise karpal ve falaks işlevselliğinin artması sebebiyle ince motor becerisi gelişir.
Bilişsel Alan ve Dil Alanını Geliştiren Oyunların Faydaları
Oyun, çocuğun çevresini tanımasının, duygu ve düşüncelerinin, hayallerinin, kendini ifade edebilmenin en kolay yoludur. Sorular sorarak yeni bilgiler elde eder. Pek çok kavramı, bilimsel deneyimleri oyunun akışı içinde öğrenir. Mantık yürütür, muhakeme yapar, neden – sonuç ilişkisi kurar, çıkan sorunlara çözüm arar, ortak dikkat, mukayese ve hızlı düşünme gibi özellikleri oldukça gelişir. Konuşma becerisi artar, dinlemeyi, sırasını beklemeyi en önemlisi sabretmeyi öğrenir. Sesleri, tonlamaları, doğaçlama yapma olanağı bulur. Drama yaparak tiyatral alanı gelişir. Cümleler uzar bu da iletişim becerisini geliştirir.
Renk, boyut, şekil, ağırlık, sayma, zaman, mekân, uzaklık, yakınlık kavramlarının yanında; soğuma, ısınma, buharlaşma gibi doğa olaylarını da öğrenir. Eşleştirme, sıralama, sınıflama, inceleme, değerlendirme ve problem çözme gibi zihinsel süreçlerin aktif faaliyetini içerir. Çocuk, arkadaşlarıyla rakip halinde olduğu için devamlı strateji geliştirir. Akıl yürütmenin fazlasıyla uygulandığı oyunlar, bilimselliğinde temelini oluşturur.
Sosyal ve Duygusal Gelişimi Geliştiren Oyunların Faydaları
Oyunlar çocuğun içinde bulunduğu fiziksel ve sosyal çevreye uyum sağlayabilmesi, sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yaşam sürebilmesi için fevkalade önemlidir. Akademik becerilerle birlikte çocukların sosyal gelişimlerinin de çok önemli olduğundan yola çıkılarak sosyal becerilerin geliştirilmesi son derece elzem bir hal alır. Sosyal davranışın ilk öğrenildiği yerlerden biri oyun alanlarıdır. Oyun, çocuğun hayatla ve hayatın kurallarıyla karşılaştığı, yaratıcılığını ve hayal gücünü geliştirdiği, temel sosyal beceriler kazandığı önemli bir olgudur. Oyun aracılığıyla duygusal sorunlarını açıklayarak çözüm yoluna gider; ben merkeziyetçilikten kurtulur. Çocuğun her türlü davranışı ortaya çıkar. Kendine olan güveni ve saygısı artar. Sorunlarından uzaklaşır. Duygusal tepkilerini kontrol altına almayı öğrenir. Çaba harçamayı, başladığı işi bitirmeyi öğrenir. Yardımlaşma, paylaşma, ekip ruhu ve birlikte çalışmayı öğrenir. Başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğrenirken, kendi haklarını da korumayı öğrenir. Grup yönetmeyi ve grubun almış olduğu kurallara uymayı öğrenir. Fikirleriyle karşısındakileri etki altına alma gayreti içinde bulunarak liderlik özelliği gelişir. Oyun esnasında arkadaşlarıyla oluşan problemlerini kendi başına çözmeyi öğrenir. Aile dışındaki ilk çevresini yine oyun sayesinde geliştirir.
Çocuğun oyun içindeki davranışları sınırlandırılmamalı ya da engellenmemelidir. Aksi takdirde çocuk, yetişkin olduğunda özgür hareket edemez, başkalarına ihtiyaç duyan, devamlı yardım bekleyen, kararsız bir kişiliğe sahip bir birey olur. Oyunlara yeteri kadar katılmayan çocuklar yalnızlığa alışır. Yalnızlığa istinaden konuşma gereksinimi azalır ve dil gelişimi sekteye uğrar. Bu nedenle çocuğun sık sık oyun grupları içinde olması son derece önemlidir.
Problem Çözme ve Yaratıçılık Becerilerini Geliştiren Oyunların Faydaları
Süratle değişen ve gelişen evrende yenilikçi, üretici, yaratıcı bireylere ihtiyaç vardır. Yaratıcı bireylerin; kendilerine güvenen, sorunlara pratik çözümler bulabilen, bağımsız düşünebilen, empati kurabilen yeniliklere ve değişkenliklere uyum sağlayabilen kişiler oldukları varsayılır. Çocuklar bu özelliklerini ilk ve en iyi oyun ortamında kazanır. Amaç olan oyun bu evrede bir araca dönüşür. Yaratıcı fikirler oyun aracılığıyla şekillenir. Çocuk oyun sırasında kendini özgür ve arınmış hisseder; bu da yaratıcılığın olması gereken ilk kriteridir. Yaratıcılığı gelişmiş olan çocuklar için, problem çözme yeteneği oldukça basit bir vaka halini alır. Bu konuda ebeveynlere düşen görev; çocuklara olumlu rol model olmak, çocukların yaratıcılıklarını geliştirici ve problemlerini kendi başlarına çözmek için gerekli zemini hazırlamaktır.
Performans Geliştirici Oyunların Faydaları
İlk çocukluk ve oyun dönemi olan 3-6 yaş sonrası, kalıtım ve yaşam standartlarıyla ilintili olarak fiziksel farklılıklar daha belirgin olmaya başlar. Çocuğun isteği ve ebeveynlerin vesilesi ile çocuğun yaşına, cinsiyetine ve fiziksel yapısına uygun olarak antrenörler tarafından bir spor dalına yönlendirme yapılabilir. İkinci çocukluk dönemi olan 7-11 yaş sonuna kadar yapılan sportif faaliyetlerde, oyun yine ön planda tutulmalıdır. Performans artışı yükseltmek için yapılan çalışmaların oyun ile zorluk dereceleri arttırılmalıdır. Sadece antrenman olmamalıdır.
Çocuk Gelişimi ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa Özbilir
Kaynak: www.tekerleklisandalyebasketbol.com
www.sonmansethaber.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder