Sevgili Ebeveynler ! Çocuk Yetistirin, Çocuk Büyütmeyin
Çocuklarınız güzel bir beceri yaptığında yada davranış gösterdiğinde, mutlu olup sevinirsiniz. Bu sebepten dolayı çocuğunuza övgü dolu sözler sarfedersiniz. Sonrasında çocuk annenin-babanın sevgisini veya övgüsünü kazanmak için onların hoşuna gidebilecek beceriler yapmaya başlar. Bu bağlantıyı öğrenci olduğunda da öğretmenleriyle kurar. Bu istemsiz bir şartlanmadır. Çocuk bilinç altında, sadece otoritenin beğeneceği beceri veya davranışları yapar. Örneğin; çocuk bir öğrenci resim yaptığında, öğretmeninin tepkisine bakar. Şayet öğretmeninin yüzü güldüyse, çocuğa " aferin, sen harika bir çocuksun" veya " mükemmel bir resim " gibi subjektif olan sözler sarfeder. Çocuk iyiden iyiye koşullanır. Belki çocuk çok güzel bir resim yaptı ama öğretmeni anlamadı. Bu olamaz mı. Ama çocuk için artık o resmin hiçbir anlamı kalmamıştır. Mevcut yeteneklerini de öldürerek sisteme uygun bir hal alır. Çocuk kendi istek, yetenek veya zevklerinden ziyade, başkalarının beğenileri için bir şeyler yapar. Çocuklar özellikle okul öncesi ve ilköğretim süresince, duygularını tam olarak ifade edemediği ve muhakeme gücü gelişmediği için kendilerine ne yapıldığının farkına varamazlar. Ta ki yetişkin olana kadar. Ve bir çok insan geriye dönüp çocukluk ve gençlik yıllarına bakarak " hayatımı hep başkalarının beğenileri üzerine inşa etmişim" demektedir.
Evde anne ve babayı mutlu et,
Misafirlikte komşu ve akrabaları mutlu et,
Evde bakıcı varsa onu idare et,
Okulda öğretmeni mutlu et,
Kursta hocayı mutlu et,
Sporda antrenörü mutlu et,
ÇOCUK OLMAK NE ZOR ŞEYMİŞ,
İşte müdürü, patronu mutlu et, bu yaşamın her alanında böyle devam eder. Bu şekilde büyüyen çocuklar "edilgen" bir birey olurlar. Kendi ayaklarının üzerinde durmakta, sorumluluk almakta ve analitik düşünmede sorun yaşarlar.
SONUÇ OLARAK ÇOCUKLARINIZI:
*Övmek yerine takdir edin.
*Sevgi kadar saygı duyun.
*Sürekli başarılı olduğunda severseniz başarısızlık ihtimalinden ötürü, kaygılı bir birey olacaktır.
*Nasihat etmeyin teşvik edin.
*Başarılı ama duygusuz öğrenci veya iş insanı olmasın, duygularını, arzularını, hayallerini gerçekleştirmek isteyen ve hayatta kendi "ayak izi" olan bir birey olsun.
*Hedefleri olsun lakin bu hedefleri kendisi koysun. Anne ve babalar siz çocuğunuzun yerine hedef koymayın. Ama doğru, mantıklı ve ulaşılabilir hedefler nasıl koyulmalı konusunda çocuğunuza destek olun.
*Çocuğunuzu düşünün, çocuğunuz için düşünün ama çocuğunuzun yerine düşünmeyin.
*0-6yaş ve 6-12 yaşları arası çocuklara yaklaşık ve davranış fevkalade önemlidir. Hatta destek alınması gayet uygundur.
*En önemlisi, başkaları için çocuk yetiştirmeyin.
(Çocuk Gelişimi-Eğitimi ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa Özbilir)
Çocuklarınız güzel bir beceri yaptığında yada davranış gösterdiğinde, mutlu olup sevinirsiniz. Bu sebepten dolayı çocuğunuza övgü dolu sözler sarfedersiniz. Sonrasında çocuk annenin-babanın sevgisini veya övgüsünü kazanmak için onların hoşuna gidebilecek beceriler yapmaya başlar. Bu bağlantıyı öğrenci olduğunda da öğretmenleriyle kurar. Bu istemsiz bir şartlanmadır. Çocuk bilinç altında, sadece otoritenin beğeneceği beceri veya davranışları yapar. Örneğin; çocuk bir öğrenci resim yaptığında, öğretmeninin tepkisine bakar. Şayet öğretmeninin yüzü güldüyse, çocuğa " aferin, sen harika bir çocuksun" veya " mükemmel bir resim " gibi subjektif olan sözler sarfeder. Çocuk iyiden iyiye koşullanır. Belki çocuk çok güzel bir resim yaptı ama öğretmeni anlamadı. Bu olamaz mı. Ama çocuk için artık o resmin hiçbir anlamı kalmamıştır. Mevcut yeteneklerini de öldürerek sisteme uygun bir hal alır. Çocuk kendi istek, yetenek veya zevklerinden ziyade, başkalarının beğenileri için bir şeyler yapar. Çocuklar özellikle okul öncesi ve ilköğretim süresince, duygularını tam olarak ifade edemediği ve muhakeme gücü gelişmediği için kendilerine ne yapıldığının farkına varamazlar. Ta ki yetişkin olana kadar. Ve bir çok insan geriye dönüp çocukluk ve gençlik yıllarına bakarak " hayatımı hep başkalarının beğenileri üzerine inşa etmişim" demektedir.
Evde anne ve babayı mutlu et,
Misafirlikte komşu ve akrabaları mutlu et,
Evde bakıcı varsa onu idare et,
Okulda öğretmeni mutlu et,
Kursta hocayı mutlu et,
Sporda antrenörü mutlu et,
ÇOCUK OLMAK NE ZOR ŞEYMİŞ,
İşte müdürü, patronu mutlu et, bu yaşamın her alanında böyle devam eder. Bu şekilde büyüyen çocuklar "edilgen" bir birey olurlar. Kendi ayaklarının üzerinde durmakta, sorumluluk almakta ve analitik düşünmede sorun yaşarlar.
SONUÇ OLARAK ÇOCUKLARINIZI:
*Övmek yerine takdir edin.
*Sevgi kadar saygı duyun.
*Sürekli başarılı olduğunda severseniz başarısızlık ihtimalinden ötürü, kaygılı bir birey olacaktır.
*Nasihat etmeyin teşvik edin.
*Başarılı ama duygusuz öğrenci veya iş insanı olmasın, duygularını, arzularını, hayallerini gerçekleştirmek isteyen ve hayatta kendi "ayak izi" olan bir birey olsun.
*Hedefleri olsun lakin bu hedefleri kendisi koysun. Anne ve babalar siz çocuğunuzun yerine hedef koymayın. Ama doğru, mantıklı ve ulaşılabilir hedefler nasıl koyulmalı konusunda çocuğunuza destek olun.
*Çocuğunuzu düşünün, çocuğunuz için düşünün ama çocuğunuzun yerine düşünmeyin.
*0-6yaş ve 6-12 yaşları arası çocuklara yaklaşık ve davranış fevkalade önemlidir. Hatta destek alınması gayet uygundur.
*En önemlisi, başkaları için çocuk yetiştirmeyin.
(Çocuk Gelişimi-Eğitimi ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa Özbilir)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder