19 Haziran 2019 Çarşamba

2 YAŞ SENDROMU ( ilk ergenlik)


     Öncelikle şunu belirtmek isterim: Yaklaşık olarak 24 ve 36 aylar arasında başlayan bu süreç, doğal bir süreçtir. Pek çok aile bu süreci sağlıklı yürüten emekten şikayetçi. Her çocuk gelişim dönemleri itibariyle bu süreci yaşar. Çocuklarına bu süreçte pedagojik yaklaşmasını bilemeyen ve bu konuda bilgi eksikliği olan aileler hiçte az değil. Çocuğunuzu inatçı yada aksi diye sıfatlardırmadan önce biraz empati kurup düşünmeniz iki taraf içinde daha sağlıklı olacaktır. Yani: Zor olan bu sürece, yanlış ebeveyn tutumlarıyla yaklaşırsanız, o zaman sendrom ve kaostan söz edebiliriz. Bu süreci çocuk ile inatlasıp kaosa çevirmek de empati kurup sorun yaşamadan aşmak da anne ve babaların elindedir.






     Bu dönemde bebeklerde konuşma artar, farkındalık artar, farklı nesnelere ilgi artar, kelime ve cümle yapıları gelişir, anneden bağımsız eylemlere girişir, özgüven tabir-i caizse tavan yapar... Ve pekçok davranışsal değişiklik meydana gelir. 2 yaş sendromunda bu gibi hızlı değişimler olmasının ön önemli nedeni, bebeklikten çocukluğa geçilmesidir. Her çocuklu aile bu durumu yaşayacaktır. Çoğu çocuk bu dönem de ebeveyleri fazlasıyla zorlar. 2 yaş sendromu genelde 18-36 aylar arasındaki dönemde yaşanır.

    Bu dönemi yaşayan çocuklarda gözlenen davranışlar;

Asilik, negatif tutum, özerlik, becerilerilerde hızla gelişim, yeni deneyimler yaşama isteği, kendini ayrı bir birey olarak görme, algı artar, anne ile arasındaki mesafe açılır, duygu ve isteklerinin olduğunu farkeder, hayır demeyi ve reddedmeyi öğrenir. Bu değişiklikler çocuğun bireyselleşmesi adına ilk adımdır. Bu dönemi psikolojik açıdan sağlıklı geçilmesi fevkalade önemlidir.

    Ebeveynler Neler Yapmalıdır ?

Ebeveynler konumlarını kaybetmemeli ve çocuklarıyla güç mücadelesi içine girmemeli;
Çatışmadan uzak durulmalı ve uzlaşmacı bir yol izlenmeli;
Çocuğun yaşadığı durumun inatlaşma olmadığı bilinmeli;
Çocuğunuzu en iyi siz tanıdığınız için, olumsuz bir durum oluşmadan önleyici stratejiler grliştirin;
Güçlü ve kendinizden emin olun Örneğin: Çocukla beraber sizin ağlamanız veya isteklerini ağlayarak yaptırma, çocuğun gözünde sizin otoritenizin olmadığı algısı yaratır;
Herzaman soğukkanlı olun;
Kendinizin güvenilir, çocuğunuzun ise güvende olduğunu hissettirin; 
Çocuğunuza seçim yapma hakkı ve gerekli zamanı verin;
Olumlu davranışları (duruma göre, her zaman değil) ödüllendirin;
Çok elzem olmadığı sürece müdahale etmeyin;
Anne ve baba ortak dil kullanmalıdır;
Empati kurun ve kararlı-tutarlı-sabırlı olun.

Çocuk Gelişimi-Eğitimi ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa ÖZBILIR

17 Nisan 2019 Çarşamba

Çocuk Yetistirin, Çocuk Büyütmeyin

Sevgili Ebeveynler ! Çocuk Yetistirin, Çocuk Büyütmeyin
    Çocuklarınız güzel bir beceri yaptığında yada davranış gösterdiğinde, mutlu olup sevinirsiniz. Bu sebepten dolayı çocuğunuza övgü dolu sözler sarfedersiniz. Sonrasında çocuk annenin-babanın sevgisini veya övgüsünü kazanmak için onların hoşuna gidebilecek beceriler yapmaya başlar. Bu bağlantıyı öğrenci olduğunda da öğretmenleriyle kurar. Bu istemsiz bir şartlanmadır. Çocuk bilinç altında, sadece otoritenin beğeneceği beceri veya davranışları yapar. Örneğin; çocuk bir öğrenci resim yaptığında, öğretmeninin tepkisine bakar. Şayet öğretmeninin yüzü güldüyse, çocuğa " aferin, sen harika bir çocuksun" veya " mükemmel bir resim " gibi subjektif olan sözler sarfeder. Çocuk iyiden iyiye koşullanır. Belki çocuk çok güzel bir resim yaptı ama öğretmeni anlamadı. Bu olamaz mı. Ama çocuk için artık o resmin hiçbir anlamı kalmamıştır. Mevcut yeteneklerini de öldürerek sisteme uygun bir hal alır. Çocuk kendi istek, yetenek veya zevklerinden ziyade, başkalarının beğenileri için bir şeyler yapar. Çocuklar özellikle okul öncesi ve ilköğretim süresince, duygularını tam olarak ifade edemediği ve muhakeme gücü gelişmediği için kendilerine ne yapıldığının farkına varamazlar. Ta ki yetişkin olana kadar. Ve bir çok insan geriye dönüp çocukluk ve gençlik yıllarına bakarak " hayatımı hep başkalarının beğenileri üzerine inşa etmişim" demektedir.
Evde anne ve babayı mutlu et,
Misafirlikte komşu ve akrabaları mutlu et,
Evde bakıcı varsa onu idare et,
Okulda öğretmeni mutlu et,
Kursta hocayı mutlu et,
Sporda antrenörü mutlu et,
ÇOCUK OLMAK NE ZOR ŞEYMİŞ,
İşte müdürü, patronu mutlu et, bu yaşamın her alanında böyle devam eder. Bu şekilde büyüyen çocuklar "edilgen" bir birey olurlar. Kendi ayaklarının üzerinde durmakta, sorumluluk almakta ve analitik düşünmede sorun yaşarlar.
SONUÇ OLARAK ÇOCUKLARINIZI:
*Övmek yerine takdir edin.
*Sevgi kadar saygı duyun.
*Sürekli başarılı olduğunda severseniz başarısızlık ihtimalinden ötürü, kaygılı bir birey olacaktır.
*Nasihat etmeyin teşvik edin.
*Başarılı ama duygusuz öğrenci veya iş insanı olmasın, duygularını, arzularını, hayallerini gerçekleştirmek isteyen ve hayatta kendi "ayak izi" olan bir birey olsun.
*Hedefleri olsun lakin bu hedefleri kendisi koysun. Anne ve babalar siz çocuğunuzun yerine hedef koymayın. Ama doğru, mantıklı ve ulaşılabilir hedefler nasıl koyulmalı konusunda çocuğunuza destek olun.
*Çocuğunuzu düşünün, çocuğunuz için düşünün ama çocuğunuzun yerine düşünmeyin.
*0-6yaş ve 6-12 yaşları arası çocuklara yaklaşık ve davranış fevkalade önemlidir. Hatta destek alınması gayet uygundur.
*En önemlisi, başkaları için çocuk yetiştirmeyin.

(Çocuk Gelişimi-Eğitimi ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa Özbilir)