30 Kasım 2020 Pazartesi

ÇOCUK OLMAK NE ZOR ŞEYMIŞ

 


   Sevgili Ebeveynler !!!

    Çocuklarınız güzel bir beceri yaptığında yada davranış gösterdiğinde, mutlu olup sevinirsiniz. Bu sebepten dolayı çocuğunuza övgü dolu sözler sarfedersiniz. Sonrasında çocuk annenin-babanın sevgisini veya övgüsünü kazanmak için onların hoşuna gidebilecek beceriler yapmaya başlar. Bu bağlantıyı öğrenci olduğunda da öğretmenleriyle kurar. Bu istemsiz bir şartlanmadır. Çocuk bilinç altında, sadece otoritenin beğeneceği beceri veya davranışları yapar. 

    Örneğin; Çocuk bir öğrenci,
resim yaptığında, öğretmeninin tepkisine bakar. Şayet öğretmeninin yüzü gülmediyse, çocuğa " aferin, sen harika bir çocuksun" veya " mükemmel bir resim " gibi subjektif olan sözler sarfederse, çocuk iyiden iyiye koşullanır. Belki çocuk çok güzel bir resim yaptı ama öğretmeni anlamadı. Bu olamaz mı. Ama çocuk için artık o resmin hiçbir anlamı kalmamıştır. Mevcut yeteneklerini de öldürerek sisteme uygun bir hal alır. Çocuk kendi istek, yetenek veya zevklerinden ziyade, başkalarının beğenileri için bir şeyler yapar. Çocuklar özellikle okul öncesi ve ilköğretim süresince, duygularını tam olarak ifade edemediği ve muhakeme gücü gelişmediği için kendilerine ne yapıldığının farkına varamazlar. Ta ki yetişkin olana kadar. Ve bir çok insan geriye dönüp çocukluk ve gençlik yıllarına bakarak " hayatımı hep başkalarının beğenileri üzerine inşa etmişim" demektir.

Evde anne ve babayı mutlu et,

Misafirlikte komşu ve akrabaları mutlu et,

Evde bakıcı varsa onu idare et,

Okulda öğretmeni mutlu et,

Kursta hocayı mutlu et,

Sporda antrenörü mutlu et,

İşte müdürü, patronu mutlu et, bu yaşamın her alanında böyle devam eder. Bu insanlar evlenir ve çocuk sahibi olabilirler lakin anne-baba ve aile olabilirler mi? Soru işareti.

SONUÇ OLARAK ÇOCUKLARINIZI: 

*Övmek yerine takdir edin.

*Sevgi kadar saygı duyun.

*Sürekli başarılı olduğunda severseniz başarısızlık ihtimalinden ötürü, kaygılı bir birey olacaktır.

*Nasihat etmeyin teşvik edin.

*Başarılı ama duygusuz öğrenci veya iş insanı olmasın, duygularını, arzularını, hayallerini gerçekleştirmek isteyen ve hayatta kendi "ayak izi" olan bir birey olsun.

*Hedefleri olsun lakin bu hedefleri kendisi koysun. Anne ve babalar siz çocuğunuzun yerine hedef koymayın. Ama doğru, mantıklı ve ulaşılabilir hedefler nasıl koyulmalı konusunda çocuğunuza destek olun.

*Çocuğunuzu düşünün, çocuğunuz için düşünün ama çocuğunuzun yerine düşünmeyin.

*0-6yaş ve 6-12 yaşları arası çocuklara yaklaşık ve davranış fevkalade önemlidir. Hatta destek alınması gayet uygundur.

*En önemlisi, başkaları için çocuk yetiştirmeyin.

(Çocuk Gelişim ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa Özbilir)



ÇOCUKLARA ROBOTIK YAKLAŞIM MODELI


 Sevgili Ebeveyler ve Eğitimciler !

    Bilindiği üzere literatürlerde geçen, otoritelerce belirlenmiş, çocuklara yaklaşım-tutum modelleri var. Bunlardan ilk aklıma gelenler;

Sevecen Yaklaşım,

Otoriter-Baskıcı Yaklaşım,

Demokratik Yaklaşım,

Arabulucu Yaklaşım,

İzin Verici Yaklaşım,

İlgisiz Yaklaşım,

Dengesiz-Kararsız Yaklaşım.

    Gözlemlerime göre, son 30 yılda, özellikle ebeveyler tarafından farklı bir yaklaşım modeli daha keşfedildi. Bu yaklaşım modeli biz uzmanlar tarafından kesinlikle kabul görmemektedir. Aksine toplum tarafından oldukça yaygınlaşan ve örnek alınan bir modeldir. Bebeklik döneminde (0-3 yaş) küçük küçük uygulanmaya başlayan bu modelin temeli, birinci çocukluk dönemde (3-6 yaş) atılır. İkinci çocukluk döneminde (6-12 yaş) çocuğu tamamen etkisi altına alır. Puberte döneminin son yıllarında zaman zaman sorunlar yaşansa da, yetişkinliğe kadar hiç aksamadan bir saat gibi tıkır tıkır çalışır. Ebeveynler, çocuğun yetişkinlikte yaşayacağı sorunları ve zorlukları ön göremeden, gayet rahat bir şekilde yılları geride bırakır. Ancak, bu yaklaşım modeli ile büyüyen çocuklar, yetişkin olduklarında toplum içinde büyük sorun yaşıyor. Bu yaklaşım modelinin adına "Robotik Yaklaşım" koydum. Bir kaç örnek ile robotik yaklaşım modelini anlatayım.

   Oğlum! Yemeğini ye. Hemen babacığım. Kızım! Ödevini yap. Hemen anneciğim. Oğlum! Dış fırçaladıktan sonra birşey yenmez; Uyku saatin geçeli 10 dakika oldu, hala yatakta değilsin. Diş fırçaladıktan sonra (diş etim kanadı ağzım acı oldu. Ağzım tatlansın diye ağzıma bir parça çikolata attım) çikolata yediğim için ve uyku saatimi ( okulda herkesin dalga geçip ağlattığı bir kız çocuğunu düşünürken, üzülüp uykum kaçtığı için) geçirdiğim için özür dilerim sayın EBEVEYNİM, EFENDİM... Bir daha okuldaki arkadaşımı düşünmem. Banane. Bana faydasımı var. Söz anne ve söz baba, ben mesajı aldım.

    Sonra konu komşu derki; Aferin Ahmet, Ayşe nekadar saygılı, kurallara uyan, her söylediğini yapan ( duygusuz, düşünmeyen, son teknolojik yapay zekalı bir çocuk içat etmişsin) çocuk yetiştirmişsin. Bu yarı insan yarı robot çocuk çevresi tarafından örnek gösterilir. Okulda en iyi notu alır, çevredeki yetişkinler ona hediye alırlar. Diğer çocuklarda ona bakarak; "Madem öyle biz de beynimize bu çocuğun taktığı cihazdan takalım" der. 

    Aile dakik, sorunsuz, teknolojik, tıkır tıkır işleyen, arızalı parçalardan (duygu-his) arındırılmış, bir çocuk (makina tasarladığı) yetiştirdiği için kendisiyle gurur duyar. Çocuk, çocukluk ile gençlik arasındaki bu dönemi ( yetişkin olduğunda insana dair özelliklerin kendisinde eksik olduğunu yeni yeni farkeder ve çalınmış bir hayatının olduğunu farkına varana kadar) fevkalade geçirir. Gökten üç elma düşmüş birini çocuk, ikincisini çocuk, üçüncüsünü ise çocuk yemiş.


    Ebevenlere Tavsiyelerim:

*Çocuklarınıza söz geçirme konusunda ısrarcı olmayın. 

*Söylediklerinizi itiraz etmeden, sorgulamadan, hemen yapmasını istemeyin. 

*Kural ve komutları mutlak suretle uymasını beklemeyin.

*Sizinle inatlaştığını düşünmeyin.

*Olaylara çocuk perspektifiyle baktığını unutmayın.

*Otorite mücadelesi içine girmeyin.

*Sizin olduğu gibi, çocuğunuzun da reddedme hakkı olduğunu unutmayın.

*Seni parka götürmemi ister misin? ile beraber parka gidebilir miyiz? sorusu arasındaki dağlar kadar farkı lütfen sorgulayın.

*Çoğunluk gibi düşünmediği zaman, bir sorunu varmış algısı içine girmeyin.

*Akranları ile kıyaslamayacağınız gibi, kendisini kendisiyle de kıyaslamayın. Bütün derslerin 5, fen bilgisi nasıl 2 olur demeyin. (Okadar çatlaktan su sızmaz.)

*Aldığı kararlara saygı duyun ve arkasında durun.

*Yapılan bir yanlışlık, hata veya ihmalden kaynaklı, çocuğunuz olumsuz bir şey yaptıysa; çocuğu eleştirmek yada nasihat vermek yerine, konu üzerine konuşun. Çocuk üzerine değil konu üzerine konuşun.

*Eş duyumlu (empati) olun.

*Çocuklar küçük insan değildirler. Çocuklar ço-cuk-tur.


Çocuk Gelişim ve Psikomotor Gelişim Uzmanı İsa Özbilir.

8 Kasım 2020 Pazar

SOMATOTIP VÜCUT TIPLERI


    Somatotip Vücut Tipi Ne Demektir? Konunun Keşfi ve Tarihsel Gelişimi Nasıl olmuştur? Somatotip Vücut Tipleri Kaça Ayrılıyor?

    Vücut tipleri bildiğimiz kadarıyla 3 ana gruba ayrılıyor. Bunlar; ektomorf, mezamorf ve endomorf adı verilir.

Konunun Keşfi ve Tarihsel Kronolojisine Bakacak Olursak;

1)  KRETSCHMER SINIFLANDIRMASI (1921)

    Alman psikiyatrist Ernst Kretschmer'ın manik depresif ve şizofreni ile fiziki karakterler arasında kurduğu ilişki sonucu oluşturduğu sınıflandırmadır. Üç tip tanımlamıştır Bunlar: Astenik: Uzun kemikli, ince yapılı, olduğundan daha uzun görünen, derisi soluk, dar omuzlu, ince adaleli, kemikli elli, dar ve düz gövdeli, kaburgaları belirgin tiplerdir. Piknik:Orta boylu, yuvarlak hatlı, yüzü yayvan, kısa boyunlu, yağlı kalça ve üst bacakları olan tiplerdir Atletik: Geniş omuz ve göğüslü, düz karınlı, adaleli uzuvlara sahip tiplerdir

2) VİOLA SINIFLANDIRMASI (1933)

    Fizikçi Viola'nın yöntemi gövde ile üst ve alt ekstremite (kol ve bacaklar) arasındaki orantısızlıkların hesaplanmasına dayanır. Üç tip tanımlanmıştır: Normotip: Gövde ile uzuvlar ve karın ile göğüs kafesi orantılı Brakitip: Gövde uzuvlardan daha büyük/uzun, karın ise göğüs kafesinden daha geniş / büyük Longitip: Gövde uzuvlardan daha küçük/kısa, karın ise göğüs kafesinden daha dar / küçük 3-

3) SHELDON SINIFLANDIRMASI (1940)

    Günümüzde kullandığımız sınıflandırmanın temellerini oluşturan Amerikalı psikolog William H. Sheldon, yardımcıları Stevan ve Tucker ile birlikte yaptığı çalışmalarda insanların sadece fiziki değil, kişilik özelliklerini de dikkate almak gerektiğini savunmuşlardır. Endomorf, Mezomorf ve Ektomorf isimli üç değişik vücut tipi belirlemiştir. Daha sonra 4000 üniversite öğrencisinin önden, yandan ve arkadan fotoğraflarını çekerek Sheldon Atlası'nı (Atlas of Men) meydana getirmiştir. Buna göre her bireyin vücut tipi üç ayrı bileşenle ifade edilmiştir. Bunlara 1 ile 7 arasında puan verilerek,"endomorfi", "mezomorfi" ve "ekdomorfi" puani olarak isimlendirilmiştir. Birinci sayı endomorfi, ikinci sayı mezomorfi, üçüncü sayı ise ekdomorfi puanıdır.

4) HEATH AND CARTER SINIFLANDIRMASI (1967)

     Barbara H. Heath ve J.E Lindsay Carter, bir üstte anlattığımız William H. Sheldon'un, Sheldon Atlası (Atlas of Man) kullanılarak vücut tipi belirlenen kişilere ait ölçümler üzerinde yapılan istatistiksel analizler sonucu hesaplanmış tablolar oluşturmuşlardır.

Vücut Tipleri, Egzersiz veya Beslenme Açısından Neden Önemli?

    Çünkü egzersiz ve beslenme bireye özgü olmalıdır. Bir egzersiz veya beslenme programı uygulayacaksak hangi kriterleri dikkate alıyorduk? Bireyin yaşına, cinsiyetine, mesleğine, egzersiz yaşına v.s. bakıyorduk. Bunların başında ise sağlık durumu, vücut tipi, postür gibi konuları gelir. Keza egzersizde olduğu gibi beslenmede de muadil konulara dikkat edilmelidir. Aksi takdirde birey uygulanacak egzersiz veya beslenme programından alınacak verim düşük olacaktır.

Üç Farklı Vücut Tipinden Bahsettik. Peki;
Ektomorf Vücut Tiplerinin Genel Özellikleri Nelerdir, Fiziken Nasıl Anlaşılır? Örneğin Ektomorf Vücut Tipini Nasıl Tanımlarız?

    Bu vücut yapısına sahip insanların en önemli özelliği zayıf bir görüntüye sahip olmalarıdır. Kilosu düşük, küçük uzuvlara sahip, yağsız bir kas görüntüsü olan, uzun ince bacaklı ve lifli kas yapısı ektomorf vücut tipinin en belirgin özellikleridir. Bu vücut tipine sahip bireylerin omuzları diğer insanlara göre daha dardır.

Spesifik Örnek Vermek Gerekirse Ektomorflar:
*Hassas bir kemik yapısı
*Dar bir omuz hattı
*Uzun kollar ve bacaklar
*Yağsız vücut yapısı
*Zor kilo alırlar
*Metabolizma hızlı çalışır
*İnce belli
*Dar bir kalça yapısı
*Hem yağ oranı hem de kas oranı düşüktür.

Ektomorf Vücut Tipinin Artısı yada Eksisi Var mıdır? Varsa Nelerdir?

     Artıları, vücut yağ oranı oldukça düşüktür. Metabolizması hızlı çalışır. Bu bakımdan istedikleri her şeyi yiyerek zayıf kalabilirler. Uzun mesafe koşu sporlarında çok avantajlıdırlar.

    Eksisi, zor kilo alırlar. Hassas bir vücut yapısına sahiptirler. Kemik yapıları incedir. Zayıf olmalarından kaynaklanan, çabuk yorulma ve halsizlik görülebilir. Özellikle ise erkek ektomorflar yağ depolayamadıkları için kas kitlelerini arttırmaları çok çok zordur.

Ektomorf Vücut Tipine Göre Egzersiz ve Beslenme Nasıl Olmalıdır?

*Yağ oranı düşük olduğu için cardio egzersizleri önermiyoruz.
*Kas hipertrofisi, kuvvet veya güç çalışmalarını öneriyoruz.
*Maksimal zorlanacağı yüksek şiddetli, tam dinlenmeli ve kısa süreli egzersizler öneriyoruz.
*Fitness yapanlar az tekrar, ağır kilo prensibi ile çalışmalıdır.
*Kaba motor kasların gelişimi birinci planda olmalıdır.

Ektomorf Vücut Tipine Göre Beslenme Nasıl Olmalıdır?

*Karbonhidrat yönünden zengin besinlerin fazla tüketilmesini öneriyoruz.
*Yine protein yönünden zengin besinler fazla tüketilebilir.
*Kilo almak için sağlıklı besinlerden yüksek kalorili, glisemik indeksi yüksek besinler tercih edilebilir.

Karakteristik Özellikleri:
*Panik atak hastalığına yatkındırlar.
*Kaygı düzeyi yüksektir.
*Elleri titreyebilir.

Bir Başka Vücut Tipi Olan Mezomorf Vücut Tipinin Genel Özellikleri Nelerdir? Fiziken Nasıl Görünürler? Mezomorf Vücut Tipini Nasıl Tanımlarız?

    Mezomorf vücut tipine sahip bireyler genellikle şanslı kişiler olarak tanımlayabiliriz. Büyük kas ve sağlam kemik yapılarına sahiptirler. Mezomorf bireyler, çoğunlukla atletik bir görünüme sahiptir. Bu grup insanlar hızlı bir biçimde kilo alır ve kilo verirler. Nispeten yağsız ve kaslı bir görünüme sahiptirler. Geniş omuzlar ve ince bel en önemli fiziki göstergeleridir. Fiziksel ve antropometrik açıdan şanslı doğarlar. Bütün spor branşlarında avantajlı konumdadırlar. Ne egzersizi yaparsa yapsın çok çabuk verim alır.

Örnek Vermek Gerekirse Mezomorflar:

*Doğuştan kaslı, atletik ve parçalı bir kas görüntüsüne sahiptirler.
*İnce bel ve geniş omuzları vardır.
*Yağsız ve kaslı olurlar.
*Dar ama güçlü kalçalara sahiptirler.
*Ve düşük yağ oranları vardır.

Mezomorf Vücut Tipinin Artısı yada Eksisi Var mıdır? Varsa Nelerdir?

    Bu vücut tipinine pozitif açıdan bakılacak olursa: Güçlü, atletik ve kaslı bir yapıya sahiptirler. Neredeyse bütün spor branşlarına kolay adapte olurlar.

    Olumsuz tarafı ise: Harekeksizligi sevmez, hızlı bir şekilde kilo alırlar.

Mezomorf Vücut Tipine Göre Egzersiz ve Beslenme Nasıl Olmalıdır?

*Kuvvet ve güç egzersizlerine çok çabuk uyum sağlar ve verim alır. Bu tarz disiplinleri yapabilirler.
*Yağ oranı nispeten yüksek olduğu için tercihe bağlı olarak, cardio çalışmaları yapabilirler.
*Vücut tipleri ağlanmaya uygun olduğu için beslenmeye ve kalori alımına sürekli dikkat etmeleri önerilir.
*Birey sporcu değilse minimum karbonhidrat ve protein alımı yapmalıdır.
*Sebze yönünden zengin beslenmelidir.

Karakteristik Özellikleri:

*Mantıklarıyla hareket ederler.
*Soğukkanlı insanlardır.
*Kararlı, tutarlı ve sabırlı olurlar.
*Lider veya yönetici ruhuna sahiptirler.

Bir Başka Vücut Tipi Olan Endomorf Vücut Tipinin Genel Özellikleri Nelerdir? Fiziken Nasıl Görünürler? Endomorf Vücut Tipini Nasıl Tanımlarız?

    Endomorf vücut tipine sahip insanlar fiziksel açıdan şanssız olarak nitelenebilir. İlk bahsettiğimiz ektomorf vücut tiplerinin tersi diyebiliriz. Su içse yarar. Kilo almaya çok yatkındırlar. Genel olarak da yağlı bir görünüme sahiptirler. Ama aynı zamanda güçlü bir fiziğe sahiptirler. Kol ve bacak açısından oldukça iri gözükürler. Kemikleri kalındır. Beslenme ve kalori alımına fevkalade dikkat etmeliler. Çok kısa süre içerisinde hızlıca kilo alırlar lakin zor kilo verirler. Metabolizmaları diğer insanlara göre yavaş çalışmaktadır.
Yaşamlarının her evresinde fiziksel aktivite ve beslenmeye azami ölçüde dikkat etmelidirler.

Örnek Vermek Gerekirse Endomorflar:

*Çok kısa sürede hipertrofi yapabilirler. 
*Vücutları fazla oranda yağ depolar.
*Metabolizmaları yavaş çalışır.
*Vücut hatları belirgin değildir.
*Geniş bir omuz ve kalçalara sahiptirler.

Endomorf Vücut Tipinin Artısı yada Eksisi Var mıdır? Varsa Nelerdir?

    Bu vücut tipine sahip kişiler beslenme ve egzersizlerini doğru programladıkları taktirde diğer tiplere oranla oldukça kaslı ve gösterişli olabilirler. Ünlü body buldingcilerin pek çoğu bu vücut tipine sahiptir.

    Endomorflar vücut tipinin en büyük dezavantajı, metabolizmaları yavaş çalıştığı için çabuk kilo alırlar. Sadece deri altı değil iç organ yağlanmasına da eğilimlidirler. Bu durum da kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini arttırır.

Endomorf Vücut Tipine Göre Egzersiz ve Beslenme Nasıl Olmalıdır?

*Düşük ağırlık ile kısa dinlenmeli ve çok tekrarlı olacak şekilde kuvvet ve güç egzersizleri yapabilirler.
*Tercihe bağlı olarak cardiowascular egzersizler yapabilirler.
*Fazla kilolu iseler, koşu ve uzun süreli yürüme önermiyoruz. Çünkü başta diz ve ayak bileği eklemleri olmak üzere bir çok eklemde ağrı olabilir.
*Cardio çalışmaları tercih edilecekse, sırasıyla önce yatay biliklet sonra dikey bisiklet, consept yani kürek aleti, en son yürüyüş olmalıdır.
*Doğru antrenman ile çeviklik-çobukluk gerektiren branşları başarı ile yaparlar. Yere sağlam ve dengeli basarlar.
*Futbol, halter, güreş, body building ve bilek güreşi gibi sporlarda başarılı olurlar.

Vücut Tipine Göre Beslenme Nasıl Olmalıdır?

*Beslenmeye son derece dikkat edilmelidirler.
* Protein ve karbonhidratıi minimuma yakın almalıdır.
*Sebze yönünden zengin beslenmelidir.
*Her gün en az 3 litre su içmelidirler. Egzersiz günleri su miktarı pek tabi artmalıdır.

Karakteristik Özellikleri:
*Mutlu, neşeli ve komik insanlardır.
*Olaylara pozitif açıdan bakarlar.
*Arkadaş çevrelerince çok sevilirler.
*Kısmen umursamaz veya vurdumduymazdırlar.

                                                          İsa ÖZBİLİR


KAYNAKLAR:
1) Özbek, M.(2000) Dünden Bugüne İnsan Ankara: İmge
2)http://www.genelbilge.com/somatotip.html
3) Kretschmer E. (1921) Korperban und Charakter 26.Baskı. Berlin: Springer Verlag
4) Viola J. (1921) La Costituzione Individuale. L. Cappelli Bologna
5) Sheldon W.H., Dupertuis C.M. ve Mc Dermott E.(1954) Atlas of Men. New York: Harper and Brothers
6) Heath B.H. and Carter J.E (1967) A modified somatotype Method Am. J. Phys. Anthrop.                    7) https://ozbilirisa.blogspot.com/2020/11/somatotip-vucut-tipleri-somatotip-vucut.html?m=1


31 Ekim 2020 Cumartesi

OBEZİTE NEDİR


  
    Obezitenin pek çok tanımı var. Biz Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan tanımı baz alacak olursak: “Sağlığı bozacak ölçüde, vücutta anormal veya aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanmaktadır. 

    Benim daha doğru bulduğum tanım ise: Vücutta aşırı yağ depolanması ile meydana gelen, ruhsal ve fiziksel sorunlara neden olabilen , çevresel ve genetik etkileşimleri olan, kronik ve metabolik bir bozukluktur.

    Obezite çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu sorun küresel bir sorundur. Pek çok hastalıkların oluşmasına da neden olmaktadır. Yaşam kalitesinin azalmasına hatta ciddi oranda ölümlere yol açmaktadır. Bir başka konu da, obezite ülkelerin ekonomilerini de negatif anlamda etkiler hale gelmiştir. 

    Şu anki duruma göre, dünya genelinde obeziteden ölen insan sayısı, sigaradan ölen insanların ardından ikinci sırada yer alıyor. Okadar fazla...

OBEZİTEYE ETKİ EDEN SEBEPLER NELERDİR?

    *Obezite birçok faktöre bağlı olarak gelişebilmektedir. Bu faktörler arasında; yaş, cinsiyet, genetik yatkınlık, sedanter yaşam, aşırı kalori tüketimi, yetersiz fiziksel aktivite, fazla kalori alımı, çeşitli ilaçlar, stres, eğitim durumu, sosyokültürel nedenler ve sosyoekonomik düzeyin düşük olması olarak sayabiliriz.

OBEZİTENİN ÇEŞİTLERİ VAR MI PEKİ?

     *Birincisi: Eksojen Obezite (Basit Obezite): Bu obezite türü dengesiz ve sağlıksız beslenmeye bağlı olarak gelişir. Vücuda alınan enerji ile harcanan enerji arasındaki dengesizlikten oluşur. Fiziksel aktivite azlığı nedeniylede bu durumda etkilidir. Özellikle çocuklar ve adolesanlarda görülmektedir.

    *İkincisi: Endojen Obezite (Sekonder Obezite): Genetik veya hormonal bir hastalığa bağlı olarak gelişen obezite türüdür. Endojen obezite gelişiminde; endokrin nedenler, kullanılan çeşitli ilaçlar, çeşitli hormonel hastalıklar.

OBEZİTENİN DUNYADA VE TÜRKİYE'DE NUFUSA ORANI KAÇTIR? DUNYADA KAC MİLYON, TÜRKİYE'DE KAC MİLYON İNSAN OBEZ? VE BUNLARIN YAŞLARA GÖRE ORANI NEDİR?

    *Obezitenin EPİDEMİYOLOJİSİ bakacak olursak:

(Epidemiyoloji hastalık, salgın ve benzeri durumları, birtakım değerleri baz alarak nüfustaki görünme sıklığını inceleyen bir bilim dalıdır.)

GÜNÜMÜZDE:    

    *Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarına göre dünyada yaklaşık 41 milyon 5 yaşın altında obez çocuk var.

    *Yine dünya genelinde, yaklaşık 340 milyon 5-19 yaş arası obez çocuk ve genç var.

   *Amerika Birleşik Devletleri’nde, ergenlik öncesi popülasyona bakıldığında % 25’inin obezite olduğu saptanmıştır.

    *Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 2 milyara yakın kişi fazla kilolu ve bunların 600 milyonu obez.

    *Bakalım Türkiye'de durum neymiş: Sağlık Bakanlığı internet sitesinden merak edenler detaylı okuyabilir. “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması ön çalışma raporuna göre, ülkemizde obezite sıklığı;

Erkeklerde %20,5

Kadınlarda ise % 41,0

Toplamda % 30,3 

10 yaş altı olarak 20,8 olarak kaydedilmiştir. Korkunç bir rakam.

    *Coğrafi bölgeler olarak bakıldığında:

İstanbul 33,0

Batı Marmara 30,7

Doğu Marmara 30,6

Ege 28,0

Akdeniz 30,1

Batı Anadolu 33,0

Orta Anadolu 32,9

Batı Karadeniz 31,3

Doğu Karadeniz 33,1

Kuzeydoğu Anadolu 23,5

Ortadoğu Anadolu 20,5

Güneydoğu Anadolu 22,9

    *2019 TÜİK verilerine bakacak olursak, şişman ve obez olanların toplamı ülke nüfusunun yaklaşık %50'sini oluşturuyor.

    *Avrupa'da yapılan başka bir araştırmaya göre 2018 yılından itibaren Türkiye %32,1 ile Avrupa birincisi.

    *Dünya'da nüfusa oranla obezite açısından ise Türkiye beşinci sırada bulunuyor. Obezler sıralamasında listede ilk sıralarda Katar, Birleşik Arap Emirlikleri Suudi Arabistan ve Amerika var. 

    *Obez ülkeler sıralamasına bakacak olursak:

Cook adaları: 83%

Katar : 42%

BAE: 37%

Suudi Arabistan : 34%

ABD: 33%

Türkiye: 29%

Mısır : 28%

Avustralya: 28%

İngiltere : 28%

Kanada : 28%

Mexika: 28%

Fransa : 23%

İtalya : 21%

İsveç : 20%

Almanya : 20%

Brezilya : 20%

Japonya : 3%

    *W.H.O diyorki: Obezitedeki bu artış gıda endüstrisindeki yüksek kalorili ve ucuz yiyeceklerin satışına bağlıdır. Pazarın büyük kısmını, bu besinler oluşturmaktadır. 

    Yani bu besinlerin kolay ulaşılabilirliğine bağlı demek istiyor. Fast food restaurantlarını kasttediyor. Bence bu tespit hem hatalı hem de eksik. Sağlıklı olup ucuz olan aynı zamanda kolay temin edilen besinlerde var. İstense bu besinler daha da kolay ulaşılabilir ve ucuz hale getirilebilir. Kaldi ki Fast food restaurantları çokta ucuz değil. 

    Dünya Sağlık Örgütü'ne bir eleştirim de şudur: Bu besinleri kim tüketiyor. Proletarya, o zaman burjuva sınıfından insanların obez olmaması gerekiyor. Benim Türkiye'de 2010 yılında yapmış olduğum bir çalışmada, insanların gelirleri arttıkça yağ oranı da aynı paralelde artıyor.

    Burada, aynı üretim maliyetlerine sahip olan besinler arasından, sağlıksız olanlar halka dayatılıyor. Maliyet aynı. İstese ülkeler bu işi kolaylık çözer. Bilin bakalım niye çözmüyorlar? 😀

    Örneğin; Türkiye'de bazı millet vekilleri bu konuyu gündeme getirerek, ilköğretimde beslenme dersi konulması gerektiğini dile getirdiler. Beslenme ile ilgili uzmanlar ve diyetisyenler tarafından, çocuklar küçük yaşta bilinçlendirilmeli fikri mecliste savunuldu.

KİMLERE ZAYIF KİMLERE OBEZ DENİLİYOR?

    *Dünya Sağlık Örgütü Sınıflandırması :

Düşük kilolu (Normal altı, Zayıf) <18.5

Normal kilolu (Sağlıklı) 18.5 – 24.9

Kilolu (Hafif şişman) ≥25.0

Pre-obez (Şişmanlık öncesi) 25.0 – 29.9

Obez ≥30.0 Artmış

Obez I. derece 30.0 – 34.9 Yüksek

Obez II. derece 35.0 – 39.9 Çok yüksek

Obez III. derece ≥40.0 Son derece yüksek, yani morbid deniliyor.

    Bu sınıflandırmaya göre Türkiye 1. Derecede obez ülke konumunda.

OBEZİTE HANGİ SİSTEMLERİ ETKİLER. BAŞKA HASTALIKLARA SEBEBİYET VERİR Mİ?

 *İnsan bedeninde aşırı kilodan etkilenmeyen sistem bulunmamaktadır. Koroner arter hastalığı, Tip2 diyabet, kalp hastalıkları, Hipertansiyon, meme, kolon, prostat gibi kanser çeşitleri, uyku apnesi ve solunum bozuklukları, safra kesesi hastalıkları, osteoartrit. Tabi ki psikolojik komplikasyonlara da yol açar.


                                                               İsa ÖZBİLİR


KAYNAKÇA

Akbulut, G., Özmen, M., Besler, T. (2007). Çağın Hastalığı Obezite. TÜBİTAK

Bilim ve Teknik Dergisi, 2(7): 5-12.

Akgün, B. (2008). Beden Ağırlığı Yönetiminde Davranış Modifikasyonu. (Ed.

Baysal A, Baş M.), Yetişkinlerde Ağırlık Yönetimi, Türkiye Diyetisyenler

Derneği Yayını, Ekspres Baskı A.Ş., Ankara, 158-170.

Akkurt, S. (2012). Obezite ve Egzersiz Tedavisi. Spor Hekimliği Dergisi, 47: 123-130.

Altunkaynak, B.Z., & Özbek, E.(2000). Obezite: Nedenleri ve Tedavi Seçenekleri.

Van Tıp Dergisi, 13(4): 138-142.

Bağrıaçık, N., Görpe, U., Yiğit, H., ve ark.(2003). Obezite tedavisinde ve ilaç

kullanımında yeni ufuklar T.C. Sağlık Bakanlığı «Ulusal Diyabet ve Obe-

zite Programı» kapsamında Diyabet ve Obezite Eğitim Kursu Notları (Ed.

Bağrıaçık N). Türk Diabet Cemiyeti-Türkiye Obezite Araştırma Derneği,

Türk Diabet ve Obezite Vakfı Yayını, İstanbul, 204-207.

Baltacı, G. (2008). Obezite ve Egzersiz. T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hiz-

metleri Genel Müdürlüğü Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkan-

lığı, 1. Basım, Klasmat Matbaacılık, Şubat, Ankara, 7-15.

Bilginturan, N. (2000). Çocukluk Yaşı Obezitelerinde Tedavi. Katkı Pediatri Der-

gisi, 21(4): 527-536.

Bray, A.G. (2003). Risk of Obesity. Endoc Met Clin. North Amer, 32: 787-804.

Buschbacher, R.M., & Porter, C.D. (2000). Deconditioning, Conditioning and the

benefits of exercise In: Braddom RL. Physical Medicine & Rehabilitation.

Phidelphia: Saunders Company, 702-726.

Daniels, S.R. (2005). Regulation of body mass and management of childhood

overweight. Pediatr Blood Cancer, Feb 7.

Davies, P.S.W. (1998). Childhood Obesity. In: Clinical Obesity, 1 ed. Oxford: Bla-

ckwell Science Limited, 292-310.

deLateur, B. J. (2000). Therapeutic exercise. In: Braddom RL. Physical Medicine

& Rehabilitation. Philadelphia: Saunders Company, 392-412.

Eaton, S.B., & Eaton, S.B. (2003). An evolutionary perspective on human physi-

cal activity: implications for Health. Comp Biochem Physiol A Mol Integr

Physiol, 136(1): 153-9.

Ergun, N., & Baltacı, G.(2006). Spor Yaralanmalarında Fizyoterapi ve Rehabili-

tasyon Prensipleri, 2. Baskı, Pelin Ofset Yayıncılık, Ankara.

Esmer, O. (2018). Somatotip Yapıya Uygun Egzersizlerin Obezite Tedavisine Et-

kileri. Detay Yayıncılık, Ankara.

Freedman, D.S., Srinivasan, S.R., Valdez, R.A., Williamson, D.F., Berenson,

G.S.(1997). Secular increases in relative weight and adiposity among

children over two decades: the Bogalusa Heart Study. Pediatrics, 99: 420-6.

Güler, Y., Gönener, H.D., Altay, B., Gönener, A, (2009). Adolesanlarda Obezite ve

Hemşirelik Bakımı. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, 4(10) :165.

Hasbay, A. (2008). Ağırlık Yönetiminde Fiziksel Aktivitenin Rolü. (Ed. Baysal A,

Baþ M.), Yetişkinlerde Ağırlık Yönetimi, Türkiye Diyetisyenler Derneği

Yayını, Ekspres Baskı A.Ş., Ankara, 138-151.

Hillsdon, M., Thorogood, M., Anstiss, T., Morris, J. (1995). Randomised control-

led trials of physical activity promotion: a review. Journal of Epidemiology

and Community Health, 49: 448-453.

Holtz, C., Smith, T.M., Winters, F.D. (1999). Child obesity. J Am Osteopath As-

soc, 99: 366-71.

Hsu, C.H., Wang, C.J., Hwang, K.C., Lee, T.Y., Chou, P., Chang, H.H. (2009). The

effect of auricular acupuncture in obese women. J Womens Health (Larch-

mt), 18: 813-8.

https://zehirlenme.blogspot.com/2011/11/hareketsiz-yasam-ve-obezite.html?

(2011). Hareketsiz Yaşam ve Obezite. 11/25/2011 Erişim Tarihi: 11.11.2019

http://www.who.int/dietphysicalactivity/childhood_what/en/ (2019). World He-

alth Organization: WHO, What is overweight and obesity?. Erişim Tarihi:

27.10.2019

Jakicic, J.M. (2003). Exercise in the treatment of obesity, Endocrinol Metab. Clin

North Am, 32(4): 967-80.

Karacabey, K. (2009). The Effect of Exercise on Leptin, Insulin, Cortisol and Li-

pid Profiles in Obese Children. The Journal of International Medical Re-

search, 37(5): 1283-1239.

Karnak, İ. (2000). Obezite tedavisinde cerrahinin yeri. Katkı Pediatri Dergisi,

21(4): 554-573.

Kokino, S., & Zateri, C. (2004). Obezite ve aerobik egzersizler. Türkiye Klinikleri

Journal of Physical Medicine Rehabilitation, 4(3): 91-99.

Kokino, S., Tuna, H., Yıldız, M. (2004). Obezite, Fiziksel Aktivite ve Rehabilitas-

yon. Fiziksel Tıp, 7(2): 93-98.

Livingstone, B. (2000). Epidemiology of childhood obesity in Europe. Eur J Pe-

diatr, 159: 14-34.

Mehmetoğlu, (2006). 1.Bilimsel Gerçekler Işığında Gıdalar ve Sağlıklı Beslenme.

Yelken Basım Yayın Evi, Mart.

McArdle, W.D., Katch, F.I., Katch, V.L. (2001). Exercise Physiology, 5th ed. Bal-

timore, Maryland, Lippincott Williams Wilkins, 187-200.

National Heart Lung and Blood Institute (2000). North American Association for

the Study of Obesity: The practical guide for identification, evaluation, and

treatment of overweight and obesity in adults. National Institute of Health.

Nicklas, B.J., Wang, X., You, T., et al. (2009). Effect of exercise intensity on abdo-

minal fat loss during calorie restriction in overweight and obese postmeno-

pausal women: a randomized, controlled trial. Am J Clin Nutr, 89: 1043-52.

Oden, G. (2002). ACSM’s Resources for Clinical Exercise Physiology: Musculos-

keletal, Neuromuscular, Neoplastic, Immunologic and Hematologic Con-

ditions. Medicine and Science in Sports and Exercise, 34(9): 1538.

Onat, A., Yüksel, H. (2007). TEKHARF 2017 Tıp Dünyasının Kronik Hastalıklara

Yaklaşımına Öncülük; Türk Erişkinlerinde Obezite ile Abdominal Obezite:

Belirleyicileri ve Sonuçları. Türk Kardiyol Der Arş, 35: 149-1538.

Özbey, N. (2002). Egzersiz ve Obezite. In: Bozbora A, editör. Obezite ve Tedavisi.

Nobel Tıp Kitabevleri, 177-83, İstanbul.

Özcebe, H., Bağcı, A.T., Keskinkılıç, B., Yardım, N., Çelikay, N., Çelikcan, E.

(2013). Çocukluk Çağı Obezite Araştırması (COSI-TR) Ön Rapor [Inter-

net]. Ankara, Türkiye; Available from: http://www.diabetcemiyeti.org/var/

cdn/a/f/cosi-tr-sonuclari.pdf

Öztora, S. (2005). İlköğretim Çağındaki Çocuklarda Obezite Prevalansının Belir-

lenmesi ve Risk Faktörlerinin Araştırılması. Uzmanlık Tezi, İstanbul.

Pehlivantürk, B. (2000). Çocuk ve ergenlerdeki obezitenin psikososyal yönleri.

Katkı Pediatri Dergisi, 21(4): 574-581.

Peker, I., Çiloğlu, F., Buruk, Ş., Bulca, Z. (2000). Egzersiz Biyokimyası ve Obezi-

te. Nobel Tıp Kitabevleri, İstanbul.

Perusse, L., & Bouchard, C. (1993). Role of genetic factors in childhood obesity

and in susceptibility to dietary variations. Ann Med, 31 Suppl 1: 19-25.

Pinto, B.M., & Szymanski, L. (1997). Exercise in weight management. Med He-

alth R I, 80(11): 361-3.

Rossner, S. (1998). Childhood obesity and adulthood consequences. Acta Pediatr,

87: 1-5.

Saris, W.H.M., Blair, S.N., Van Baak, M.A., et al. (2003). How much physical

activity is enough to prevent unhealthy weight gain? Outcome of the IASO

1st Stock Conference and consensus statement. The International Associa-

tion for the Study of Obesity. Obesity Reviews 4: 101-14

Strauss, R. (1999). Childhood obesity. Curr Probl Pediatr; 29: 1-29.

Şimşek, F., Ulukol, B., Berberoğlu, M., Başkan Gülnar, S., Adıyaman, P., Öcal,

G. (2005). Ankara’da bir ilköğretim okulu ve lisede obezite sıklığı. Ankara

Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, 58: 163-166.

Torrance, G.M., Hooper, M.D., Reeder, B.A. (2002). Trends in overweight and

obesity among adults in Canada (1970-1992): evidence from national sur-

veys using measured height and weight. Int J Obes Relat Metab Disord,

26: 797-804.

Türkiye’de Okul Çağı Çocuklarında (6-10 Yaş Grubu) Büyümenin İzlenmesi Pro-

jesi Araştırma Raporu (TOÇBİ) (2011). T.C. Sağlık Bakanlığı, 1. Basım,

Kuban Matbaacılık Yayıncılık, Ankara, Türkiye.

turkiye_obezite_mucadele_kontrol_prg.pdf (2010). Türkiye Obezite (Şişmanlık)

İle Mücadele ve Kontrol Programı. T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık

Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 1. Basım, Kuban Matbaacılık Yayıncılık,

Şubat, Ankara.

Van Baak, M.A., & Saris, W.H.M., (1998). Exercise and Obesity. Chapter 18, Cli-

nical Obesity, (ed: Kopelman, P.G., Stock, M.J.)Blackwell Science, Ox-

ford.

World Health Organization: WHO (1998). Obesity: Preventing and managing the

global epidemic. Report of a WHO consultation on obesity, Geneva, 3-5

June 1997.

Dr. Öğr. Üyesi, Mardin Artuklu Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu, Antrenör-

lük Eğitimi Bölümü, Mardin cgulbineskiyecek@gmail.com

https://www.internethaber.com/amp/dunya-obezite-siralamasinda-turkiye-sok-etti-son-siralamaya-bakin-foto-galerisi-2009784.htm?page=1