OKULA UYUM SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
Pek çok çocukta bu sorunu görebiliriz.Ama bu sorunu yaşayan ailelerin fazla olması sizi rahatlatmasın.Biraz kaygılansanız iyi edersiniz.Bir çocuğun okulu reddedme süreci, okula başladığı günlerle değil çok daha eskiye kadar gider.Öncelikle çocuk aile ortamı gibi nispeten kuralsız ve rahat bir ortamda büyür.Ev ortamından, kuralların ve düzenin olduğu, belli başlı rutinlerin olduğu bir ortama geçer. Bu durum çocuk için kolay adapte olunacak bir durum değildir.Buna istinaden çocuk okula gitmek istemez, okula gitse sınıfa girmek istemez, annesinden ayrılmak istemez, sınıfta annesi otursun ister...Buraya kadar yazdıklarım okulda yaşanan sorunlar. Peki henüz okula gitmeden yaşanan sorunlar neler?Çocuk akşam uyumadan önce okula gitmemek için pazarlık yapmaya başlar.Sabah yataktan kalkmak istemez. Yavaş hareket ederek hazırlanır ve okula hazırlayan kişiye sürekli zorluk çıkarır.Okula gitme saati yaklaştıkça, çocukların karnı ve başı ağrır, midesi bulanır.Bu şikayetlere davranış sorunları da eklenir. Ağlama, kendini yere atma, bağırma, hırçınlık, saldırganlık, öfke nöbetleri... Sorun daha da büyüyebilir. Sık gördüğümüz bir durum olan ishal, kusma, uyurken ve uyanıkken alt ıslatma görülebilir.
ÇOCUĞUN BU SÜRECİ SAĞLIKLI YÖNETEMEMESİNİN SEBEBİ NEDİR ?
Bu sorunların tek kaynağı çocuk değildir.Zaten bu sorunları yaşayan bir çocuğa bütün sorumluluğu yüklemek hiç adil değil. Kesinlikle tüm aile bu durumdan sorumludur.Öncelikle çocuk rahat ev ortamından, kurallı bir ortama geçmiştir.Bu durum çocuk için aşırı stress yapma ve kaygılanması için tek başına yeterlidir.Tamamen yabancı olduğu bir ortama girmiştir.Kimseyi tanımadığı gibi henüz orada neden bulunduğuna dair çok bir fikri yoktur.Çocuğa olmasından çok daha fazla ilgi gösteren anneler, bu duruma bilmeyerek olumsuz katkı yapmaktadır. Her yere düştüğünde kaldırılan bir çocuk, okulda düştüğünde de birisi tarafından kaldırılmak isteyecektir. Ama hiç kimse anne şefkati içinde çocuğa yaklaşmayacaktır. Annesinin olmadığı bir ortamda çocuk kendisini savunmasız, korumasız, yetersiz hissedecektir.Okul dönemine kadar temel özbakım becerilerinin de oturtulması gerekiyor. Tuvaletini yalnız yapabilmeli, tuvalet sonrası temizliğini yapabilmeli, ayakkabısı çözüldüğünde yada çıktığında kendisi halledebilmeli, yemeğini yiyebilmeli...Özbakım becerilerinin eksikliği de çocukta "ben yetersiz ve beceriksizim" düşüncesinin doğmasına sebep olacaktır. Psikomotor alanda (denge, koordinasyon, kuvvet) eksiği olan çocuklar, hareketli olan çocuklardan çekinirler. Oyun oynamak ister diğer çocuklar onu yetersiz görebilir.Arkadaşları tarafından yetersiz görülüp gülünç bir duruma düşmemek için kendini oyun ortamından soyutlar.Yapabileceği becerileri bile yapmak istemez. Psikolojik ve sosyallik açısından çocuk sandığımızdan çok daha fazla zorlanır.
Çocuğun içinde bulunduğu bu sancılı sürece zihinsel ve psikolojik sorunlar da eklenmiş olabilir.Çocuğumuz zorlanarak öğreniyor olabilir. Aynı yolla değil FARKLI yolla öğreniyor olabilir.Özguveni olmayabilir.Sosyal fobisi olabilir.Hiperaktif yada dikkat dağınıklığı olabilir. Hatta depresyon da bile olabilir.Aile içi iletişim sorunları, şiddet, boşanma, kardeş kıskançlığı, çocuğun anlamladıramadığı ölüm, hastalık tarzı durumlar da yine çocuğun okul oryantasyonunu sekteye uğratmaya neden olabilir.
EBEVEYNLER NELER YAPMALI !!!
Çocuğun okula uyum süresi genellikle iki haftadır. Uyum sorunu yaşadığını düşündüğünüz bir çocuğunuz var ise bir hafta daha beklenmelidir. Üç haftanın sonunda okul reddi devam ediyorsa kesinlikle bir uzmana danışılması gerekmektedir.Ebeveynler de sorunun nereden kaynaklandığını düşünmek gayreti içerisine girmelidir.Aile sorunu görmezden gelme, hafife alma, zamanla düzelir düşüncesine girme lüksüne sahip değildir.Hele baskı, zorlama, korkutma, aşağılama, "hepimiz gittik okula nevar ki bunda" gibi psikolojik ve fiziksel zorlama katiyen yapılmamalıdır. Ebeveynler çocuğun içinde yaşadığı durumla empati kurmalıdır.Çocuğun yaşadığı sorunlara SAYGI duymalı ve her daim çocuğa destek olunmalıdır.Çocuk ailesinden birini okulda görmekten hoşlanır. Bu sebeple okulda yapılan etkinliklerde, çocuğun en sevdiği kişiler gönüllü olarak hizmet alabilirler.Okul aile birliği, kermesler v.s. gibi.
EBEVEYNLERE TAVSİYELERİM !!!
1)Çocuğunuza yaşına uygun vazifeler verin.
2)Temel özbakım becerilerini öğretin.
3)Oryantasyon süresince çocuğa karşı biraz daha anlayışlı davranın.
4)Okula başlamadan okul için, hem fiziksel hem de psikolojik hazırlık yapılmalıdır.
5)Okula hazırlığın her aşamasında çocuk yer almalıdır. Okul bakarken çocuk yanınızda
gelmelidir.Onun da fikri alınmalıdır.
6)Çocuk okul kıyafetleri alınırken yanınızda götütürülmelidir.Okuldan başlamadan zaman zaman okul kıyafetleri giydirilip özendirilmelidir.
7)Öğretmeni çocuğu merkeze alan etkinlikler düzenlemeli.
8)Çocuğun öğretmeni çocuğa tanıtılması, öğretmen hakkında ćocuğa olumlu bilgi vermesi.
9)Çocuğunuzu okula bıraktıktan sonra fazla oyalanmadan okuldan uzaklaşmanız gerekmektedir. Çocuğunuzu sizi gördüğü sürece derse konsantre olamayacaktır.
10)Çocuğun okuluyla ilgili bir sorunu var ise, bu sorun ailenin ortak sorunudur düşüncesi, çocuğa gösterilmelidir.
11)Okulun dışında okul arkadaşlarının evine misafirliğe gidilmelidir. Veya buluşup parka gidilebilir.
12)Çocuğun takvim yaşının okula uygun olması, çocuğun duygusal açıdan okula hazır olduğu anlamına gelmez.
13)Çocuğun evde kardeşi varsa kıskançlık yapıp okula gitmek istemeyebilir.Kardeşinin okul çağında olmadığı çocuğa anlayacağı bir dille anlatılmalıdır.
14)Çocuklar ebeveynlerin kaygılarını fazlasıyla hisseder.Sakin olunmalıdır.
15)Okula karşı güven duymayan aile çocuğuna da aynı duyguyu bilmeden aşılamış olur.
16)Radikal bir durum yok ise çocuğun okula devam etmesi sağlanmalıdır.
17)Kararlı olunmalıdır.
18)Tutarlı olunmalıdır.
19) Sabırlı olunmalıdır.
20)Her ne olursa olsun çocuğunuza onu sevdiğinizi belli edin.Karşılıksız göstermiş olduğunuz sevgi herşeyden önemlidir.
Çocuk Gelişim ve Psikomotor Gelişim Uzmanı
İsa Özbilir



